Deniz: Tigger burda otuysun
Doğa: Otuymasın, buuda otuysun
Deniz: Neden otuymasın ki?
Gene bir sinek vakası, gene duvardaki kazınmış boyaya bakarak;
Deniz: Sinek değilmiş meğerse (meğerse mi :) ?)
Balkonda Deniz Doğa'yı uyarır:
Deniz: Doğa güneşe otuuuma
Deniz: Doğa taşa otuudun.
Doğa ve Deniz Tiggerı paylaşamaz;
Deniz Doğa'dan almaya çalışır
Doğa: ı-ıııh
Deniz: ı-ıııh
Doğa: ı-ıııhh
Deniz: ı-ıııhh
Bu böyle ses şiddetlenerek biraz sürer sonunda Deniz Doğa'ya bırakır;
Deniz: Ağlama diye veydim Doğa
Anne: :):) Aferin oğluma
13 Temmuz 2012 Cuma
12 Temmuz 2012 Perşembe
Diyalog 12
Deniz balkondan kediyi çağırıyor :)
Deniz: keeediii Deniz seni çağırıyooo
Deniz: Kedi sokaktan geeel
Deniz: Gitme kedi
Deniz Aygaz arabasının sesini duyar;
Deniz: Aygaaaaz, nerdesin Aygaz?
Deniz: Seni Aygaz seni, nerdesin?
Deniz: keeediii Deniz seni çağırıyooo
Deniz: Kedi sokaktan geeel
Deniz: Gitme kedi
Deniz Aygaz arabasının sesini duyar;
Deniz: Aygaaaaz, nerdesin Aygaz?
Deniz: Seni Aygaz seni, nerdesin?
7 Temmuz 2012 Cumartesi
Büyükada'daydık
2-3 gündür çocuklara gemiye binicez, at arabasına binicez deyip duruyordum. Bugün attık kendimizi sabahın köründe Büyükada'ya. Çocuklar altı buçukta uyanıyorlar bir süredir. Kahvaltı ettirip üzerlerini giydirip sekiz buçukta evden çıktık. Bostancı'dan dokuz buçukta kalkan ada vapuruna bindik. Tuğçe Hala da bizle geldi. İlk defa gemiye bindiler ve çok sevdiler :) Gemiye biner binmez balıklara simit attık, balıklar simitlerin başına üşüştükçe Doğa ve Deniz heyecanlandı bi daha bi daha attılar :) Gemiden iner inmez martılara simit attık :):) ama hiç oralı olmadı martılar, görevli yazın simite rağbet etmiyolar kışın olsa atlarlar dedi :)
Ada'ya inince ilk iş meydandaki Dolci Cafe'de kahvaltı oldu. Çocukları yedirmiştik ama biz açtık tabii ki. Servis süper yavaştı, bi sürü kurabiye aldım tadına bakmak için, beş para etmezdi. Kahvaltısı da idare ederdi ancak. Ama yedik içtik kalktık, geçti gitti diyelim. Kahvaltıdan sonra bir baktık at arabası kuyruğu meydandan nerdeyse iskeleye varmış. İki bebekle beklenecek gibi değildi. Biraz turlayalım belki azalır kuyruk dedik, gezinirken ayrı bi yerde duran at arabaları gördük, ara sokaklarda. Sorduk büyük tur 70 TL dedi, biz de oha dedik, kesin bu işin içinde bişey var. Binmedik. Tekrar meydana döndük kuyruğu bekleyelim diye. Devo gidip sordu büyük tur ne kadar diye, orda da 70 TL imiş. Gerisin geri döndük. Ne bilelim, Türkiye'de çoğunlukla ayrı bi yerde bi iş yapılıyosa kesin kazıktır, öyle değil mi? değilmiş..Neyse bindik at arabasına. Çocuklar onu da çok sevdiler :) biz at arabasına bindik gemiye bindik deyip duruyorlar şimdi :)
At arabası ile bi küçük tur attık, 40 dk sürüyor küçük tur. Arada kiliseye çıkan meydanda mola verdi, eşşeklere baktık. Geri dönünce çocuklar uyudu, biz de sahildeki bi cafede soluklandık. Sonrasında üçe çeyrek kala vapuru ile İstanbul'a (Adalar İstanbul değil kesinlikle) geri döndük.
Not: Biraz fazla kalabalıktı ada. Bir de Arapların istilasına uğramıştı. Ömrümde (Marakeş gezimiz dışında) bu kadar Arapı birarada görmedim, öyle diyeyim. Shopping Fest olayı mı yoksa Türkiye çok mu popüler oldu??
Fotoğraflar...
Balıklara simit atmaca..
Kardeşler..
Ada'ya inince ilk iş meydandaki Dolci Cafe'de kahvaltı oldu. Çocukları yedirmiştik ama biz açtık tabii ki. Servis süper yavaştı, bi sürü kurabiye aldım tadına bakmak için, beş para etmezdi. Kahvaltısı da idare ederdi ancak. Ama yedik içtik kalktık, geçti gitti diyelim. Kahvaltıdan sonra bir baktık at arabası kuyruğu meydandan nerdeyse iskeleye varmış. İki bebekle beklenecek gibi değildi. Biraz turlayalım belki azalır kuyruk dedik, gezinirken ayrı bi yerde duran at arabaları gördük, ara sokaklarda. Sorduk büyük tur 70 TL dedi, biz de oha dedik, kesin bu işin içinde bişey var. Binmedik. Tekrar meydana döndük kuyruğu bekleyelim diye. Devo gidip sordu büyük tur ne kadar diye, orda da 70 TL imiş. Gerisin geri döndük. Ne bilelim, Türkiye'de çoğunlukla ayrı bi yerde bi iş yapılıyosa kesin kazıktır, öyle değil mi? değilmiş..Neyse bindik at arabasına. Çocuklar onu da çok sevdiler :) biz at arabasına bindik gemiye bindik deyip duruyorlar şimdi :)
At arabası ile bi küçük tur attık, 40 dk sürüyor küçük tur. Arada kiliseye çıkan meydanda mola verdi, eşşeklere baktık. Geri dönünce çocuklar uyudu, biz de sahildeki bi cafede soluklandık. Sonrasında üçe çeyrek kala vapuru ile İstanbul'a (Adalar İstanbul değil kesinlikle) geri döndük.
Not: Biraz fazla kalabalıktı ada. Bir de Arapların istilasına uğramıştı. Ömrümde (Marakeş gezimiz dışında) bu kadar Arapı birarada görmedim, öyle diyeyim. Shopping Fest olayı mı yoksa Türkiye çok mu popüler oldu??
Fotoğraflar...
Balıklara simit atmaca..
Vapurda giderken..
Ada'da yürüyüş..
Favorimdir...
Ata pindik..
Eşşeklere baktık..Devrim de bu vesileyle ilk defa eşşek görmüş oldu :) Öyle bakmamış mı ama?
Ve haşat olduk..Kardeşler..
Çizgi Film izlerken
Gördüğünüz üzre Doğa oturduğu yerden kalkmazken, Deniz gözü TVda yuvarlanıp duruyor. En son kumandayı kulağına götürüp "Efendim Anne" diyordu, ben ona telefon açmışım o da cevap veriyor güya :)
6 Temmuz 2012 Cuma
Diyalog 11
Eve giren sineği bulmaya çalışıyorlar Cevher ile. Salondaki duvarın önüne geliyorlar.
Deniz: Cevher Teyze bak burda
Cevher: Orda yok ki
Deniz: İşte burda, bak işte burda
Cevher: Orda sinek yok Denizcim, o sinek değil
Deniz: Biz öyle sanduk (öyle sandık :))
Sen nerden biliyosun sanmak ne demek Allah'ım yaa..
Doğa: Anne gel bişey söyliycem
Anne: Söyle Doğacım
Doğa: Bişey söyliycem
Anne: Söyle işte Doğacım
Doğa Anne'yi çekiştirerek salona getirir, bebeklerini gösterir
Doğa: Elele tutuştular Anne
Anne güler :):) Bütün bebekleri elele tutuşturmuş koltuğun üstüne koymuş, babayı bekliyormuş hepsi :) Babanın gelme saatine 5-10 dk kala oluyor bu :)
Deniz'de 2 gündür uyumaya itirazlar var.
Deniz: Anne ben balkonda kalıcam, uyumıycam
Anne: Akşam oldu Deniz, şimdi bütün çocuklar anneler babalar teyzeler babaanneler anneanneler dedeler, herkes uyuyacak.
Deniz ağlar, "uyumıycam uyumıycam balkonda kalıcam ben".
Anne umursamaz, odaya gider, çünkü ağlamıyo aslında, şansını deniyo.
Deniz ağlamaya devam eder, bi taraftan bişeyler söyler.
Anne ne söylüyo bi gidip bakayım der.
Deniz: Anne geeel, su vey bana gımızı bardaktan (su ver bana kırmızı bardaktan)
Anne gider verir, bi şekilde odaya sokar, konuşa konuşa suyu içire içire sakinleştirir, pijamaları giydirir (anne giymeycem pijamalarımı :) eşliğinde) , yatağına yatırır.
Deniz: Anne balkona çıkalım
Anne: Ama şimdi aydede çıktı, herkes uyuyo. Sabah güneş çıksın, ha ha ha yapsın, günaydın desin, o zaman balkona çıkarız.
Deniz: Aydede çıkmasııın, güneş çıksıııın
Anne: Ama çıktı oğlum. Sırayla çıkar aydede ve güneş. Bi aydede çıkar, sonra aydede gider, güneş çıkar. Sonra güneş gider aydede çıkar. Sırayla çıkarlar. Şimdi aydedede sıra.
Deniz. Çıkmasın ama aydede, güneş çıksın
Anne: Tamam oğlum çıkmasın aydede
Deniz: Çıkmasın aydede
Anne: İyi uykular oğlum
Deniz: İyiki anne (iyi uykular anne)
Nasıl tatlıya bağladık anlamadım, aydede çıkmasın diye kabul ettiğimde oldu sanırım tatlıya bağlama :)
Ve bu gecenin sabahında, saat 5te Deniz uyanır, "Anne çıkar pijamalarımı şortumu giydir" :):)
Anne: "Daha güneş çıkmadı oğlum, çıkınca giydiricem şortunu" :):)
Nasıl unutmuyor ve uyku arasında nasıl düşünüyor bilmiyorum..
Anne: bana uçan bişey söyleyin
Deniz ve Doğa: Heepöö (helikopter), uçak, balon, sinek, arı, kelebek, kuş..bunları saydılar
Anne: köpek uçar mı?
Deniz Doğa: Uçmaaaz
Anne: Bana zıplayan bişey söyleyin
Doğa: Kuubağa (kurbağa)
Deniz: Doğa ve Deniz :):):)
Anne: eveet Doğa ve Deniz de zıplıyooo (güler güler güler)
Doğa: Mickey faye :):)
Anne: eveet Mickey de zıplıyooo (güler güler güler)
Anne: Kardeşler napılır? (soruya bak böyle soru mu olur? ama o an kardeş kavgası ile ilgili bi konu üzerindeydik :))
Doğa: Seviliiy :):):)
Anne: seviliiir, öpülüüür, sarılınıııır. Kardeşlere vurulur mu?
Doğa ve Deniz: Vurulmaaaz
Ama günde kaç kere birbirlerine vuruyorlar ya da itekliyorlar bilmiyorum. Daha çok Deniz yapıyor bu aralar..
Deniz yapboz yapıyor, yaparken kafasını sallayıp
Deniz: "hı hı bu buranın, bu buranın" diyor bi yandan. Bi yandan da hiç de oranın olmayan bi parçayı sokmaya çalışıyor :):) Ölüyorum gülmekten, öyle emin ki..
Anne: O oranın mı oğlum, acaba oranınki başka bişey mi?
Deniz: hm hm buranın bu, evet buranın :):):)
Doğa dün şoka soktu beni. İki tane 20lik yapbozu almış, ikisine birden başlamış. Parçaları karışık yapbozların ve ikisini birden yapıyor. Resmen hangi parça nerenin hangi yapbozun biliyor.
Anne: Sen mi yapıyosun Doğa ikisini de?
Doğa: hı hı, ikisi biyden
Anne: Afferin benim akıllı kızıma :):):):)
Deniz: Cevher Teyze bak burda
Cevher: Orda yok ki
Deniz: İşte burda, bak işte burda
Cevher: Orda sinek yok Denizcim, o sinek değil
Deniz: Biz öyle sanduk (öyle sandık :))
Sen nerden biliyosun sanmak ne demek Allah'ım yaa..
Doğa: Anne gel bişey söyliycem
Anne: Söyle Doğacım
Doğa: Bişey söyliycem
Anne: Söyle işte Doğacım
Doğa Anne'yi çekiştirerek salona getirir, bebeklerini gösterir
Doğa: Elele tutuştular Anne
Anne güler :):) Bütün bebekleri elele tutuşturmuş koltuğun üstüne koymuş, babayı bekliyormuş hepsi :) Babanın gelme saatine 5-10 dk kala oluyor bu :)
Deniz'de 2 gündür uyumaya itirazlar var.
Deniz: Anne ben balkonda kalıcam, uyumıycam
Anne: Akşam oldu Deniz, şimdi bütün çocuklar anneler babalar teyzeler babaanneler anneanneler dedeler, herkes uyuyacak.
Deniz ağlar, "uyumıycam uyumıycam balkonda kalıcam ben".
Anne umursamaz, odaya gider, çünkü ağlamıyo aslında, şansını deniyo.
Deniz ağlamaya devam eder, bi taraftan bişeyler söyler.
Anne ne söylüyo bi gidip bakayım der.
Deniz: Anne geeel, su vey bana gımızı bardaktan (su ver bana kırmızı bardaktan)
Anne gider verir, bi şekilde odaya sokar, konuşa konuşa suyu içire içire sakinleştirir, pijamaları giydirir (anne giymeycem pijamalarımı :) eşliğinde) , yatağına yatırır.
Deniz: Anne balkona çıkalım
Anne: Ama şimdi aydede çıktı, herkes uyuyo. Sabah güneş çıksın, ha ha ha yapsın, günaydın desin, o zaman balkona çıkarız.
Deniz: Aydede çıkmasııın, güneş çıksıııın
Anne: Ama çıktı oğlum. Sırayla çıkar aydede ve güneş. Bi aydede çıkar, sonra aydede gider, güneş çıkar. Sonra güneş gider aydede çıkar. Sırayla çıkarlar. Şimdi aydedede sıra.
Deniz. Çıkmasın ama aydede, güneş çıksın
Anne: Tamam oğlum çıkmasın aydede
Deniz: Çıkmasın aydede
Anne: İyi uykular oğlum
Deniz: İyiki anne (iyi uykular anne)
Nasıl tatlıya bağladık anlamadım, aydede çıkmasın diye kabul ettiğimde oldu sanırım tatlıya bağlama :)
Ve bu gecenin sabahında, saat 5te Deniz uyanır, "Anne çıkar pijamalarımı şortumu giydir" :):)
Anne: "Daha güneş çıkmadı oğlum, çıkınca giydiricem şortunu" :):)
Nasıl unutmuyor ve uyku arasında nasıl düşünüyor bilmiyorum..
Anne: bana uçan bişey söyleyin
Deniz ve Doğa: Heepöö (helikopter), uçak, balon, sinek, arı, kelebek, kuş..bunları saydılar
Anne: köpek uçar mı?
Deniz Doğa: Uçmaaaz
Anne: Bana zıplayan bişey söyleyin
Doğa: Kuubağa (kurbağa)
Deniz: Doğa ve Deniz :):):)
Anne: eveet Doğa ve Deniz de zıplıyooo (güler güler güler)
Doğa: Mickey faye :):)
Anne: eveet Mickey de zıplıyooo (güler güler güler)
Anne: Kardeşler napılır? (soruya bak böyle soru mu olur? ama o an kardeş kavgası ile ilgili bi konu üzerindeydik :))
Doğa: Seviliiy :):):)
Anne: seviliiir, öpülüüür, sarılınıııır. Kardeşlere vurulur mu?
Doğa ve Deniz: Vurulmaaaz
Ama günde kaç kere birbirlerine vuruyorlar ya da itekliyorlar bilmiyorum. Daha çok Deniz yapıyor bu aralar..
Deniz yapboz yapıyor, yaparken kafasını sallayıp
Deniz: "hı hı bu buranın, bu buranın" diyor bi yandan. Bi yandan da hiç de oranın olmayan bi parçayı sokmaya çalışıyor :):) Ölüyorum gülmekten, öyle emin ki..
Anne: O oranın mı oğlum, acaba oranınki başka bişey mi?
Deniz: hm hm buranın bu, evet buranın :):):)
Doğa dün şoka soktu beni. İki tane 20lik yapbozu almış, ikisine birden başlamış. Parçaları karışık yapbozların ve ikisini birden yapıyor. Resmen hangi parça nerenin hangi yapbozun biliyor.
Anne: Sen mi yapıyosun Doğa ikisini de?
Doğa: hı hı, ikisi biyden
Anne: Afferin benim akıllı kızıma :):):):)
3 Temmuz 2012 Salı
Diyalog 10
Bugün dükkandan eve dönüyorum, çocuklar parka gitmişlerdi dönüşte beni aldılar dükkandan, eve gittik beraber. Eve giderken diyorum ki "Siz şimdi bıcı bıcınızı yapın yemeğinizi yiyin, ben gene dükkana gidicem, siz yemeğinizi bitirince gene gelicem eve". Doğa ve Deniz'den ses yok. Tekrarlıyorum aynı şeyi. Sonuna da "duydunuz mu?" ekliyorum. Doğa: "duymadım" :) Eve yaklaşıyoruz, gene benzer şeyler söylüyorum, sonuna da "tamam mı? oldu mu?" ekliyorum. Doğa: "olmadı" :) Yani anne gitmesin dükkana, sorun o :):)
Doğa şapka eldiven vs çekmecesini karıştırmaya bayılır. Mayosunu giydirtti önce, sonra beresini çıkardı,
"Kışın giyilir" dedi, ama gene de taktı kafasına. Sonra eldivenleri aldı eline "Bi de bunlar varmış" dedi :)
Cevher Teyze: Bakın uçak geçiyo.
Anne: uçak mı helikopter mi? (çünkü ses yakından, helikopter kesin)
Deniz: Bence hepöö :):) (fikir belirtmese olmaz :) hepö: helikopter) (tabii ki bildi oğluşum)
Doğa şapka eldiven vs çekmecesini karıştırmaya bayılır. Mayosunu giydirtti önce, sonra beresini çıkardı,
"Kışın giyilir" dedi, ama gene de taktı kafasına. Sonra eldivenleri aldı eline "Bi de bunlar varmış" dedi :)
Cevher Teyze: Bakın uçak geçiyo.
Anne: uçak mı helikopter mi? (çünkü ses yakından, helikopter kesin)
Deniz: Bence hepöö :):) (fikir belirtmese olmaz :) hepö: helikopter) (tabii ki bildi oğluşum)
2 Temmuz 2012 Pazartesi
Kırklareli'deydik
Geçen hafta Zonguldak'taydık, bu haftasonu da Kırklareli'de aldık soluğu :) Çocuklara da bize de ve eminim ki babaanne ve Hayyi Dede'ye de çok iyi geldi gidişimiz. 2 gün zırt diye bitti gene..şu haftasonları da olmasa napardık bilmiyorum..buna da şükür değil mi?
Cuma akşamdan çıktık yola, çocukların uyku saatinde yoldaydık. Aslında tedirgindim, uykuları bölününce çok fena yapıyorlar insanı. Yol boyu uyudular sayılır. Varınca önce Doğa'yı aldım kucağıma. Çıkardım odamıza koydum, pişpişledim uyudu sorunsuz bi şekilde. Devo da Deniz'i getirdi. Deniz hafif uyanmış, ne dese beğenirsiniz? "bizim odamııııız" :) Babaanneye gidince aynı odada kalıyoruz hepi orası bizim odamız cidden de. Uyku arasında fark etti velet :) Onu da iki piş piş, uyudu Deniz de hemen. Ben gene şaştım kaldım tabii. Bi şükür bi şükür :):) Büyümüş benim çocuklarım, artık ufak haftasonu çılgınlıkları yapabiliriz sanki ;)
Cumartesi sabahın köründe kalktık, neredeyse bütün günü bahçede geçirdik. Fıskiyelerin altında sırılsıklam olduk :) Elma ağaçlarından düşen çürümüş elmalarla oynadık, birbirimize attık..ağaçtakiler daha bebiş olduğundan koparmadık (açıklama bu şekilde, büyüyünce toplayacağız onlar daha bebiş :)). Kumla oynadık, salıncaklara bindik. Şişme havuza soktuk çocukları. İçimiz de gitti tabii bi yandan, büyük havuz mu alsak ne dedik :)
Pazar günü de aynı şekilde geçti. Hep bahçedeydik gene. Sonuçta dolu dolu bir haftasonu oldu, herkes keyifliydi, eğlendik, konuştuk, görüştük..keşke hep atabilsek kendimizi bi yerlere..
Fıskiyelerin arasında koştururken..
Cuma akşamdan çıktık yola, çocukların uyku saatinde yoldaydık. Aslında tedirgindim, uykuları bölününce çok fena yapıyorlar insanı. Yol boyu uyudular sayılır. Varınca önce Doğa'yı aldım kucağıma. Çıkardım odamıza koydum, pişpişledim uyudu sorunsuz bi şekilde. Devo da Deniz'i getirdi. Deniz hafif uyanmış, ne dese beğenirsiniz? "bizim odamııııız" :) Babaanneye gidince aynı odada kalıyoruz hepi orası bizim odamız cidden de. Uyku arasında fark etti velet :) Onu da iki piş piş, uyudu Deniz de hemen. Ben gene şaştım kaldım tabii. Bi şükür bi şükür :):) Büyümüş benim çocuklarım, artık ufak haftasonu çılgınlıkları yapabiliriz sanki ;)
Cumartesi sabahın köründe kalktık, neredeyse bütün günü bahçede geçirdik. Fıskiyelerin altında sırılsıklam olduk :) Elma ağaçlarından düşen çürümüş elmalarla oynadık, birbirimize attık..ağaçtakiler daha bebiş olduğundan koparmadık (açıklama bu şekilde, büyüyünce toplayacağız onlar daha bebiş :)). Kumla oynadık, salıncaklara bindik. Şişme havuza soktuk çocukları. İçimiz de gitti tabii bi yandan, büyük havuz mu alsak ne dedik :)
Pazar günü de aynı şekilde geçti. Hep bahçedeydik gene. Sonuçta dolu dolu bir haftasonu oldu, herkes keyifliydi, eğlendik, konuştuk, görüştük..keşke hep atabilsek kendimizi bi yerlere..
Fıskiyelerin arasında koştururken..
Önce küçük havuza girdiler ama sığmadılar resmen..
Elmalarla oynarken..daldan düşmüş elmalarla..
Saçlar kesildi!!
Geçtiğimiz Cuma nihayet cesaret edip kuaföre götürebildim çocukları. Aslında hiç kestirmek istemiyordum, hem yabancılamaları olduğu için ağlayacaklarını ve hatta ortalığı yıkacaklarını düşünüyordum, hem de bebiş yüzler değişecek çocuk yüzler gelecek diye istemiyordum. Fakat havalar çok ısındı, saçlar ikisini de rahatsız etmeye başladı. Uykuları kaçırdı saçlar, o derece..
Bi önceki günden başladım, saçlarınızı kestireceğiz, çok uzadı, çok sıcak, kestirirsek şöyle olur böyle olur. Ertesi gün sabahtan gittik. Önce Doğa'yı aldım, girdim içeri. Tabii ki çocuk kuaförünü tercih ettik, ne de olsa içeride bi sürü oyuncak vs var, çocuklar rahatlasın ağlamasın diye..İçeri girdik önce bi koltuğa oturmak istemedi. Ben sarılarak koydum Doğa'yı, sarılmaya da devam ettim. Kuaför başladı kesmeye, 1 dk sonra sarılmayı bıraktık, elini tuttum, Cailou'yu açtık biraz ona baktı, sonra yap boz yaptık bi sürü. Sürekli konuştum bişeyler anlattım gösterdim. Ve hiç ağlamadan sesini bile çıkarmadan bitirdik kesimi. Şaştım kaldım :)
Sonra Deniz'i aldım, Deniz oturdu hemen koltuğa, onun da elini tuttum, biraz arabalarla oynadık biraz yapbozlara baktık, konuştuk, derken Deniz de hiç ağlamadan ve sesini bile çıkarmadan kestirdi saçlarını :)
Neyse ki sorunsuz bi şekilde kestirdik saçlarını. İyiki beklemişim diyorum.
Ve sonuç..mikemmel :):)
Bu arada komik ama sertifika aldık :) İlk saç kesimini başarıyla tamamlamıştır sertifikası. Uçlarına da kese içinde ilk saçlarını iliştirdiler..hatıra oldu, güzel oldu :)
İlgilenenler için not: Kuaför: Bal Kids Palladium
Bi önceki günden başladım, saçlarınızı kestireceğiz, çok uzadı, çok sıcak, kestirirsek şöyle olur böyle olur. Ertesi gün sabahtan gittik. Önce Doğa'yı aldım, girdim içeri. Tabii ki çocuk kuaförünü tercih ettik, ne de olsa içeride bi sürü oyuncak vs var, çocuklar rahatlasın ağlamasın diye..İçeri girdik önce bi koltuğa oturmak istemedi. Ben sarılarak koydum Doğa'yı, sarılmaya da devam ettim. Kuaför başladı kesmeye, 1 dk sonra sarılmayı bıraktık, elini tuttum, Cailou'yu açtık biraz ona baktı, sonra yap boz yaptık bi sürü. Sürekli konuştum bişeyler anlattım gösterdim. Ve hiç ağlamadan sesini bile çıkarmadan bitirdik kesimi. Şaştım kaldım :)
Sonra Deniz'i aldım, Deniz oturdu hemen koltuğa, onun da elini tuttum, biraz arabalarla oynadık biraz yapbozlara baktık, konuştuk, derken Deniz de hiç ağlamadan ve sesini bile çıkarmadan kestirdi saçlarını :)
Neyse ki sorunsuz bi şekilde kestirdik saçlarını. İyiki beklemişim diyorum.
Ve sonuç..mikemmel :):)
Bu arada komik ama sertifika aldık :) İlk saç kesimini başarıyla tamamlamıştır sertifikası. Uçlarına da kese içinde ilk saçlarını iliştirdiler..hatıra oldu, güzel oldu :)
İlgilenenler için not: Kuaför: Bal Kids Palladium
28 Haziran 2012 Perşembe
Evcilik
Doğa bu aralar Tigger'la ve anneannenin aldığı tavhamıyla (tavşan) muhabbette :) ölüyorum gülmekten, resmen oyun oynamaya başladı kendi kendine..bi laflar bi laflar..dinlediğimi farkedince kesiyo oyunu :) çaktırmadan dinlemek lazım :)
Az önce şöyle sohbet etti tavşanıyla:
Tavşanı oturttmuş sandalyeye,
Doğa: ben de yere oturiim, tavham napıyosun hı?
Tavham: -
Doğa: tavham napıyosun hı?
Tavham: -
Doğa: Ellerin pis olmuş tavham, yıkayalım.
Doğa alır tavhamı banyoya götürür :)
Doğa tavşana bye bye yaptırır.
Doğa: Bye bye, odamıza gidiyom
bi sürü bi sürü monolog..o kadar tatlı ki..
Az önce şöyle sohbet etti tavşanıyla:
Tavşanı oturttmuş sandalyeye,
Doğa: ben de yere oturiim, tavham napıyosun hı?
Tavham: -
Doğa: tavham napıyosun hı?
Tavham: -
Doğa: Ellerin pis olmuş tavham, yıkayalım.
Doğa alır tavhamı banyoya götürür :)
Doğa tavşana bye bye yaptırır.
Doğa: Bye bye, odamıza gidiyom
bi sürü bi sürü monolog..o kadar tatlı ki..
Bence ve lazım
Deniz bu aralar bence ve lazım kelimelerine kafayı taktı :) sürekli kullanmaya çalışıyor..
Böyle olması lazım..
Kaldırımdan gitmek lazım..
Üstümüzü giyinmek lazım..
Böyle park etmek lazım..
Bence burda dursun bu..
Bence salıncakta sallanalım..
vb cümleler..
Böyle olması lazım..
Kaldırımdan gitmek lazım..
Üstümüzü giyinmek lazım..
Böyle park etmek lazım..
Bence burda dursun bu..
Bence salıncakta sallanalım..
vb cümleler..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












