Pazar günü çok fena hasta oldum gene. Gene mide ağrısı, bu virüs nasıl bir virüs anlamadım. Cumartesi çok yoruldum Pazar sabahına yakaladı beni. Bugün daha iyiyim. Neyse, Pazar günü ben hasta hasta yatar iken Şehnaz geldi konuşabilir miyiz dedi. Tamam dedim. Ben ayrılmak istiyorum dedi. Yorulmuş, sıkılmış, daha az fiyata daha kolay bir iş bulup dinlenmek istiyormuş. Kendini iyi hissetmiyormuş. Belki 1-2 ay başka bi yerde çalışırım sonra isterseniz geri dönerim dedim. Ben olur demedim, kal da demedim açıkçası. Gidene bye bye. Aslında çok memnundum ama bi kere gitmeye kalkan daha sonra tekrar gitmeye kalkabilir. Gene de ertesi gün yapabileceğimiz bişey var mı, emin misin ve son kararın mı dedim. O da evet dedi. Devrim'den de benden de çok memnunmuş, hiç bir problem yokmuş, bi kere bile kavga etmemişiz, ama annesi ve teyzesi çok kızmış sağlığından oluyosun diye falan filan. Velhasıl Pazartesi günü hemen bakıcı aramaya başladım. Pazartesi akşamı 5 kişi ile görüştüm. Bu bikaç gün içinde görüşebildiğim kadar görüşücem. Yüzgöz olmadan bir an önce hallolsun istiyorum.
Sorunlarım şunlar:
- Şehnaz ayrılırken ne demem lazım. Kendi çocuklarını özlemiş demeyi düşündüm ama sonra başka çocuklar yüzünden bizi bıraktı demesinler diye vazgeçtim. Kardeşini tanıyorlar. Şeyda Abla'ya yardım etmeye gidiyor gibi bişey düşündüm sonra.
- Şehnaz ayrıldıktan sonra çocukları görüştürmeli miyim? Bu sorunun cevabı: evet imiş. Çocuk bağlandıysa (ki bizimkiler bağlandı) ve eğer mümkünse özellikle de çocuğun uzun süreli birlikte olduğu bir bakıcı (bizimki öyle) ayrılınca onunla sonradan da belli aralıklarla görüşmesi sağlanmalıdır.
- Şehnaz ayrıldıktan sonra hemen yeni bakıcıyı başlatmamalı mıyım? O gitti bu geldi diyerek yeni bakıcıyı istemezler mi diye düşündüm. Araya 1 hafta koymayı düşünüyorum şu anda.
- Şehnaz ile yaptıkları resimleri falan kaldırsam mı? Çünkü çizilen resimleri Anne ve Şehnaz çizdi diye ayırıyorlar.
- Şehnaz ayrıldıktan sonra bahsetmesem mi? Onlar bişey sorduğunda cevaplamam gerekecek ama sanki bahsetmemek daha mı doğru. Bilemedim.
Açıkçası Anne hep yanlarındaydı ve Anne'ye çok düşkünler o yüzden çok fazla bir problem yaşayacağımızı sanmıyorum ama gene de belli olmaz.
Yeni bakıcıya da bir şekilde alıştıracağım, neticede evdeyim ve yanlarındayım. Onları yaralamadan bu süreci atlatmamız lazım. Umarım travmatik bir durum olmaz.
Bizden haberler böyle. Üzülmedim, ama çocuklarıma kıyamıyorum, onlar üzülmesin yeter.
28 Şubat 2012 Salı
23 Şubat 2012 Perşembe
Animal Planet ve sayılar
Yeni keşfimiz Animal Planet dergisi. Bi dolu hayvan var içinde, tam bize göre :) geçen ayki sayısında cins cins kedilerin kartlarını vermişti. Bu ayki sayısında cins cins köpeklerin kartlarını verdi. Şimdi iki kartı karıştırıyorum, Doğa mev hev diye diye kedilerle köpekleri grupluyor. Cinslerini söylesem de akılda tutması çok zor, gene de söylüyorum tabii. Öğrenmeleri çok da şart değil. Ben de bu vakte kadar bilmiyordum :) çocuklarla benim de bilgim artıyor resmen :)
Deniz'im 6'ya kadar sayıyor. Saydığı yetmiyormuş gibi saydığı sayıları gördüğünde okuyabiliyor. En çok 4ü seviyor nedense :) bii iii üçü dööt beş aatı :)
Doğa da 5e kadar sayıyor lakin şu şekilde: bii iki bii iki beş :):) 3 ve 4ü kaydadeğer bulmamış :)
Deniz'im 6'ya kadar sayıyor. Saydığı yetmiyormuş gibi saydığı sayıları gördüğünde okuyabiliyor. En çok 4ü seviyor nedense :) bii iii üçü dööt beş aatı :)
Doğa da 5e kadar sayıyor lakin şu şekilde: bii iki bii iki beş :):) 3 ve 4ü kaydadeğer bulmamış :)
Oyun halımız :)
İKEAdan aldık, şiddetle tavsiye ederiz :) Çok güzel oyunlar çıkıyor bu halıdan :) Üzerinde araba yolları, evler, apartmanlar, sirk, kumsal, otel, market bir yığın malzeme var. Bizim evimiz var, teyzenin, halanın, anneannenin, babaannenin evi var, Doğa ve Deniz'in okulu var, babanın iş yeri var, var da var..yaz yazabildiğin kadar hikaye. Baya bi vakit geçiriyoruz halıda.
Anneanne, Babaanne, Cihan ve Hayri Dede, Teyze ve Ege Abi geldiler
İki haftadır çocuklar pek mutlu. Önce babaanne geldi, 1-2 gün kaldı. Sonra teyze, Ege abi, anneanne ve Cihan dede geldiler. 3-4 gün de onlarla beraberdik.Sonra babaanne ve Hayri dede geldiler. 1-2 gün de onlar kaldılar. Velhasıl evimiz baya kalabalıktı. Doğa ve Deniz çok mutlu oldular. Anneanne ve Ci Dede giderken ağladı ikisi de. Annem napacağını şaşırdı :) Sonra sakinlediler hemen tabii ki.
Annemlerle hiç fotoğraf çekmemişim, aklıma da gelmedi fırsat da olmadı. Babaanne ve Hayri Dede ile biraz çekebildim.
Babaanne ile bisiklet turu (Ataşehir'de hiç mantıklı değilmiş bisiklete bindirmek, bayır çık bayır in canımız çıktı)
Benim kaymağım..
Benim balbademim..
Annemlerle hiç fotoğraf çekmemişim, aklıma da gelmedi fırsat da olmadı. Babaanne ve Hayri Dede ile biraz çekebildim.
Babaanne ile bisiklet turu (Ataşehir'de hiç mantıklı değilmiş bisiklete bindirmek, bayır çık bayır in canımız çıktı)
Hamur oynamaya bayılıyoruz..pazardan bi yer sofrası aldım, artık sofranın üzerinde oynuyoruz..ne yalan söyliyim biz de baya eğleniyoruz hamur oynarken :) Hayri Dede'yi de çekiştire çekiştire oturttuk yere :)Benim kaymağım..
20 Şubat 2012 Pazartesi
18 aylık aşıları
Bugün 18 aylık aşılarını oldular. Bir bacaktan aşı, bir de ağız damlası. Önce Deniz'i soktum odaya. aşı olurken birazcık ağladı, ama gerçekten birazcık, yani ortalığı yıkmadı. Ve hemen sakinledi. Sonra Deniz'i Şehnaz'a verdim, Doğa'yı odaya alırken Deniz kendi acısını unuttu, "Dodoooo" diye ağladı :) Lakin benim oğlum çok sever Dodo'sunu :) Dodo'su da onu çok sever :)
İnşallah birbirlerini her zaman severler..
İnşallah birbirlerini her zaman severler..
Doğa, the akıllı bıdık 2
Doğacığım da dün cümleler kurmaya başladı :) ilk cümleleri şöyle:
Dede iş gitti (dede işe gitti)
Baba işe mama (baba işe gitti mama getirdi demek istiyor, kestirmeden)
ve Doğa da şarkıları ezberlemiş. Tek tek çıkıyor ortaya :)
Bu aralar çok heyecanlıyız, çok gevezeyiz, coştukça coşuyoruz :) onlar konuşabildiği için mutlu, ben onları duydukça mutlu :) bütün gün çenemiz durmuyor :)
Dede iş gitti (dede işe gitti)
Baba işe mama (baba işe gitti mama getirdi demek istiyor, kestirmeden)
ve Doğa da şarkıları ezberlemiş. Tek tek çıkıyor ortaya :)
Bu aralar çok heyecanlıyız, çok gevezeyiz, coştukça coşuyoruz :) onlar konuşabildiği için mutlu, ben onları duydukça mutlu :) bütün gün çenemiz durmuyor :)
17 Şubat 2012 Cuma
Eğlence 4
Bugün de palyaço yapıştırdı Doğa ve Deniz. Soldaki Doğa'nın palyaçosu. Şehnaz ile birlikte yaptığından gördüğünüz üzere gayet müdahele edilmiş. Onu gözden kaçırdım maalesef. Sağdaki Deniz'inki. anne ile yaptığından gayet müdahele edilmemiş :) Kendisi yapıştırdı, sadece şapkayı neeye yapıştırıcaz saçı nereye yapıştırıcaz diye sorarak yönlendirdim biraz. Başka müdahele yok.
Anne de biraz zor şekil seçmiş canım..
Bir gruplama oyunu: Fındıklar bir tarafa, deniz kabukları bir tarafa..
Gruplama oyunu bitince fındıklar ve kabukları tek kaba koyup arasına minicik arabaları sakladık. Doğa ve Deniz karıştıra karıştıra arabaları buldular içinden. Buldukları an Anne şarkı söyledi, Doğa ve Deniz alkışladı ya da dans etti :) Bi mutlu oluyorlar ki bulunca..tekrar tekrar oynadık saklamaca oyununu..
Anne de biraz zor şekil seçmiş canım..
Bir gruplama oyunu: Fındıklar bir tarafa, deniz kabukları bir tarafa..
Gruplama oyunu bitince fındıklar ve kabukları tek kaba koyup arasına minicik arabaları sakladık. Doğa ve Deniz karıştıra karıştıra arabaları buldular içinden. Buldukları an Anne şarkı söyledi, Doğa ve Deniz alkışladı ya da dans etti :) Bi mutlu oluyorlar ki bulunca..tekrar tekrar oynadık saklamaca oyununu..
16 Şubat 2012 Perşembe
Deniz, the akıllı bıdık :)
Oğlumda bir haftadır acayip bir gelişme var, şoka sokuyor beni :) Önce şarkıları ezberlemekle başladı. "Karga karga gak dedi" yi yazmıştım önceki kayıtlarda. Bi farkettim ki çoğu şarkıyı tekerlemeyi yazmış kafaya. "Çan çan çikolata" yı öğrenmiş. "Ali Baba'nın Çiftliği" ni öğrenmiş. "Kutu kutu pense" yi öğrenmiş. Daha neler biliyo bilmiyorum. Söyledikçe keşfediyorum :) Ben söylerken katılıyor, söylemeyi durdurduğumda Deniz devam ediyor. Tabii kelimeler bütün halde değil. Çan çan: çaaa çaa çikolata: çüü gitti: giii gibi...
Bugün de ilk defa cümle kurdu kendi kendine :) İlk üç cümlesi şöyle:
Baba iş giii (baba işe gitti)
De kaka yaaa (Deniz kaka yaptı)
Anne bii çaaa (Anne bilgisayarda çalışıyo)
Bakalım daha neler çıkacak :) Heyecanla bekliyorum :)
Bugün de ilk defa cümle kurdu kendi kendine :) İlk üç cümlesi şöyle:
Baba iş giii (baba işe gitti)
De kaka yaaa (Deniz kaka yaptı)
Anne bii çaaa (Anne bilgisayarda çalışıyo)
Bakalım daha neler çıkacak :) Heyecanla bekliyorum :)
Bildiğimiz deniz canlıları
Anneanne bize kargo ile bişeyler göndermişti. İçine de çok güzel stickerlar koymuş. Deftere yapıştırmalık cinsten olanları resim defterlerine yapıştırdılar. Aralarında deniz canlılarının olduğu bir tabaka vardı. Bayıldık bayıldık onlara :) Ve bir yığın deniz canlısı öğrendiler. Bir ara Tübitak'ın Denizin Altında kitabını almıştım ama vermemiştim (kitapları çabuk tüketmeyelim diye). Dün çıkardım, ona da baktık bi güzel. Ona da bayıldılar. Pekiştirdik bilgilerimizi :) Bildiklerimiz:
deniz yıldızı
yengeç
palyaço balığı
balina
yunus balığı
deniz atı
ahtapot
balon balığı
mavi balık
deniz ineği
yılan balığı
fok balığı
deniz anası
deniz kaplumbağası
deniz yıldızı
yengeç
palyaço balığı
balina
yunus balığı
deniz atı
ahtapot
balon balığı
mavi balık
deniz ineği
yılan balığı
fok balığı
deniz anası
deniz kaplumbağası
Eğlence 3
Bu aralar bişeyleri düzenleme, renklerine ayırma işine taktık. Tam dönemi imiş okuduklarıma göre. Neler yapıyoruz?
- Renkli renkli plastik deniz kabuklarım var. Aslında sofra süslerimdi artık çocuklara süper bir oyuncak oldu :) Renklerine ayırıyoruz. Eşlerini buluyoruz. Ya da kabukları sınıflıyoruz (deniz yıldızı, deniz minaresi, istridye vs vs)
- Çoraplar: bu kadar güzel bir malzeme olamaz :) çoraplar her dönemin oyuncağı he he :) Önceleri şu rengi getir bu rengi getir diyodum. Ya da çorap savaşı yapıyorduk Ya da basket yapıyorduk. Şimdi kırmızılar şuraya maviler buraya beyazlar buraya diye grupluyoruz.
- Kalemler: Doğa bi güzel yanyana diziyor kalemleri, düzenliyor.
- Oyuncaklar: Arabalar ya da bebekler ya da ne varsa. Yanyana diziyor Doğa.
Deniz'de henüz düzenleme gibi bişey gözlemlemedim Doğa düzenlemeye çalışıyor bu aralar her çeşit şeyi. Düzenlemelik bişeyler bulmam lazım ona :)
- Renkli renkli plastik deniz kabuklarım var. Aslında sofra süslerimdi artık çocuklara süper bir oyuncak oldu :) Renklerine ayırıyoruz. Eşlerini buluyoruz. Ya da kabukları sınıflıyoruz (deniz yıldızı, deniz minaresi, istridye vs vs)
- Çoraplar: bu kadar güzel bir malzeme olamaz :) çoraplar her dönemin oyuncağı he he :) Önceleri şu rengi getir bu rengi getir diyodum. Ya da çorap savaşı yapıyorduk Ya da basket yapıyorduk. Şimdi kırmızılar şuraya maviler buraya beyazlar buraya diye grupluyoruz.
- Kalemler: Doğa bi güzel yanyana diziyor kalemleri, düzenliyor.
- Oyuncaklar: Arabalar ya da bebekler ya da ne varsa. Yanyana diziyor Doğa.
Deniz'de henüz düzenleme gibi bişey gözlemlemedim Doğa düzenlemeye çalışıyor bu aralar her çeşit şeyi. Düzenlemelik bişeyler bulmam lazım ona :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




