bakıcı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bakıcı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Nisan 2012 Cuma

Olmuyor istesem deeee...

Gene bakıcı mevzuusu. Bu seferkini de yolladım. çocuklar hiç sevemedi. Pek güleryüzlü değildi. Bugün sordum çocuklara ablayı sevdiniz mi diye ikisi de ı-ıh dedi. Abla anne babasının yanına gitsin mi dedim hı hı dedi ikisi de. Akılları herşeye eriyor artık. Bir haftadır çocukların kahkaha attığını hiç duymadım. Benle ve babaanne ile oynadıkları zamanlar hariç. Sevmemeleri normal yani. İlk günler parka götürmüştük sırf alışsınlar diye ilk gittiğimizde parkta iyiydiler ben de olacak herhaşde dedim. Ama olmadı işte gene. Çok bi beklentim de yok çocuklar sevsin çocuklarla düzgün oynasın konuşsun ilgilensin güldürsün, evde de bana yardımcı olsun birazcık o kadar. Zaten çocukları ben uyutuyorum ben yediriyorum şu anda. Aman neyse işte, bu iş ne zaman olacak bilmiyorum. Bıktım, sıkıldım, ajansların yalanından dolanından, gelenlerin yetersizliğinden...moralim sıfır..sıfırın da altında hatta........

18 Nisan 2012 Çarşamba

Bakıcı değişikliği

Geçenlerde yazdığım kayıttaki kızı yolladım. Çocuklar için de ev için de çok yetersizdi. Pazartesi günü yeni bir abla geldi. Şimdilik iyi gidiyor gibi. Parka götürdük ilk geldiği gün çocukları. Orda daha kolay alıştılar. Parkı çok seviyorlar çünkü. Abla dikkatli, ikisini de pek güzel kaydırdı. Evdeki işlere de yardım ediyor, gayet temiz iş yapıyor, eli de yavaş değil. Yemek de yaptı çocuklara. Yani herşeyini test ediyorum şu anda. Ben ve babaanne olmadığı zamanlarda çocuklarla güzel oynuyor. Ne zaman ben odaya girsem ya da beni görseler tabii ki anne anne anneeee ler başlıyor :) Sanki zamanla olacakmış ibi duruyor şu anki kız. İnşallah olur da ben de bu bakıcı arama işinden kurtulurum. Bi buçuk aydır annelerle idare ediyorum ve ben de çok yoruldum anneler de. Hepimiz telef olduk :) Çocuklar pek etkilenmedi açıkçası, niye etkilensin anne yanında anneanne babaanne yanında. Çok mutlular :)

Bu arada Deniz geçen hafta bir gün çılgına dönmüştü. Bu hafta da 2 gün aynı çılgınlığı yaşadık. Napacağını bilemiyor insan. Öfke nöbeti denen şeylerden geçiriyor. Dışarı çıkınca sakinleşiyor. Zaten bütün yazılarda dışarı çıkarın enerjisini harcasın hoplasın zıplasın diyor. Bırakın ağlasın boşalsın diyor. Sebepli ağlamıyor, sebepli olsa yapıcaz istediğini. Dikkatini başka tarafa çekmeye çalışıyoruz genelde ama o zaman bile ağlamayı sürdürdüğü oluyor. Bir gece 25 dk boyunca aralıklı olarak ağladı. Tam sakinleştiriyorum bir süre sonra gene ağlamaya başlıyor. Neyse işte baya bi uğraştırıyor bizi Deniz. Doğa'da daha önce ufak çaplı çılgınlıklar olmuştu ama Deniz kadarını yapmadı hiç. Umarım da yapmaz. Yoksa yandık...

4 Nisan 2012 Çarşamba

Bu bakıcı işi ne zor

Napacağımı bilmiyorum şu anda. Gelen kız güzel oynuyor çocuklarla ama sadece oynuyor. Kitap okuyayım, resim yapayım, bişeyler öğreteyim derdi yok hiç. 2. haftası olmasına rağmen çocukların kitaplarından sadece 2 tanesini okudu. Yani yetersiz buluyorum açıkçası. Ne katabilecek çocuklara sorusu var kafamda. Öte yandan köyde büyümüş olmanın verdiği senli benli konuşmalar, rahatlıklar, cevap vermeler var. Belki kötü niyetten değil fazla samimiyetten (benim açımdan değil de onun kendi açısından fazla bir samimiyet var), ya da açık olmaktan bilmiyorum. Onun dışında bir de beni düşündüren çok yavaş hareket ediyor olması. Beni görseniz evde dört dönüyorum herşeyi yetiştirmek için. 5 dkda kahvaltımı yapıyorum yemeğimi yiyorum, yarım saatte 4 tencere yemek koyuyorum, bi yandan oynarken elim bi yandan oynamadıkları oyuncakları topluyor ve kafam ve gözüm sürekli çocuklarda. Ama kız öyle değil o kalkana kadar ben kalkıp herşeyi halletmiş oluyorum. Dün Doğa uhu dedi, yani yapıştırmak istiyor bişeyleri. Ne dese beğenirsiniz uhu taaa orda Doğa. Ben de teyzesi kalkıp alsın Doğa yapıştırma yapmak istiyor dedim. Kalktı aldı da yapıştırma yaptılar. Tezgahın üstü hep bulaşık dolu, ben bi iş yaparken anında yapıp anında çıkan bulaşığı koyuyorum makinaya birikme olmuyr hiç. Çocuklar ya etrafımda oluyor ya da bi şekilde oyun oynuyorum iş yaparken bile. Çocukların bulaşığını dahi ben yıkadım dün hatta kızın bulaşıklarını bile. Yani yavaşlığı öldürdü beni. Dün her yerim ağrıyordu. Evdeki tüm işi yaptığım gibi çocukların işlerinde de çok fazla bir rahatlama yaşamadım. Yani yetişebilecekmiş gibi durmuyor.

Tek iyi tarafı çocuklar onu sevdiler. Ama bu bir kriter mi? sonraki gelecek olanı sevmezler mi diye soruyorum kendime. Çocuklara yaklaşmasını bilen biri olursa illaki severler. Çocukları kandırmak çok zor değil. İki oyun iki parka gidince hemencik seviyorlar aslında.

Napayım şimdi ben?
Ajanstan yeni bi eleman mı isteyeyim?
Daha önce özelliklerini çok beğendiğim ama babası vefat eden kişi ile mesajlaştım hala çalışmaya başlamamış. Bir süre daha başlayamayacakmış. Beklesem mi bilmiyorum. Ne kadar süreceğini sormam gerekiyor.
Offfffffffff

10 Mart 2012 Cumartesi

Bakıcı değişikliği hakkında

Bakıcımız ayrılalı bir haftayı geçti, henüz bir etkilenme gözlemlememekle beraber arada sordukları oluyor. O kadarı da normal. Genelde gece uykusu zamanında soruyorlar (bu gece sormadılar gerçi). Bu arada geçtiğimiz Pazar günü Zonguldak'a gittik. Devrim de bir hafta izin aldı. Çarşamba gnü döndük. Dönerdönmez ajanstan aradılar beğendiğimiz bakıcı eski yeri ile geri anlaşmış. Yuhh dedik geçtik. Başka görüşmeler yaptık. En son bugün bir gündüzlü bayan ile görüştük ve hiç aklımızda yokken kabul ettik. Nedenine gelince, lise eğitimini çocuk gelişimi üzerine yapmış, üniversite okumuş (iletişim fakültesinden mezun), anaokulu da işletmiş, konuşmaları çok düzgün, mantıklı, ve çocuk yetiştirme konusunda çok bilinçli, bilgili ve de tecrübeli. İlk yardım bilgisi var, araba kullanabiliyor, seyahat engeli yok yani tatile götürebileceğiz. Akşamları uzun kal dediğimizde kalacak. Haftasonu Pazar da gel dersek gelecek. Yani esnek çalışabiliyor. Velhasıl ücret bir gündüzlüye göre yüksek. Ama çocuklara çok şey katabileceğini düşündüğümden kabul ettim. Gördüğüm ve içime en çok sineni bugün görüştüğüm oldu. İnşallah iyi olur. Şu geçiş dönemini de atlatırız en zararsız şekilde. Açıkçası çok da etkilenmediler şimdilik ama ben fazla hassasım.

Bu arada bir haftadır baya bi koşturma içindeyim. İlk defa bilgisayarı açtım :) Yoruluyorum ama umrumda da değil. Çocuklar mutlu ben de mutluyum. Bir de ben uyuttuğmdan mı bilmiyorum geceleri daha huzurlular, daha uzun uyuyabiliyorlar. Yani bi değişimler var. Anne etkisi mi nedir bilmiyorum.

Tabii istekler bitmiyor. Anne anne anne anneeeeee....yandık bakıcıyı alıştırana kadar :):) eskisinde de anne anne'ler çoktu o da ayrı...

Öte yandan Deniz'in gene diş çıkarma dönemi başladı, iştahsızlık ve öğürmeler var. En büyük sıkıntım o. Yemek yedirmek tam bir dert :( Şimdilik ağrısı yok (sanırım).

Bizden şimdilik bu kadar..

2 Mart 2012 Cuma

Bakıcı değişikliği 1. gün

Kısa geçiyorum:
- Gece uykuya geçerken 2 kere sordu oğluşm Heh diye. (Heh: Şehnaz). Ben de ikisinde de Şehnaz Şeyda'ya yardım etmeye gitti ya oğlum dedim. Anne burda, sen uyu ben bekliyorum burda dedim.
- Sabah da bir Doğa bir Deniz sordu. Gene aynı açıklama. Ve Anne evde, Baba evde, Babaanne evde, Dede evde dedim.

Başka da bi vukuat yok şimdilik. Uyku ve yeme düzenimiz aynı devam ediyor. Herhangi bir hırçınlık, huzursuzluk henüz yok.

Umarım böyle devam eder.

Bu arada yeni bakıcımızı seçtim ama haftaya başlatacağım. İnşallah doğru bir insandır.