21 Şubat 2011 Pazartesi

Gelişmeler :)

Deniz, 10 Şubat'ta çıngıraklı oyuncakları sallamaya başladı. Annemlerdeyken, yani Zonguldak'tayken, annem bütün gün Deniz'e gel babası geel gel dedi, ertesi güne (17 Şubat) Deniz "gel gel" demeye başladı :)
Doğa, 16 Şubat'ta geri geri emeklemeye başladı :) Bugün (21 Şubat), çıngıraklı oyuncakları sallamaya başladı.
İkisi de artık yan yatarak ve genelde yatakta gezinerek uyuyorlar. Doğa ayakta sallamayla ve hatta birkaç kere hiç sallamadan sadece masajla uyuyarak bizi şoka soktu :) Beşiğinden nasıl oldu da ayrı uyudu anlamadık :) Deniz her zamanki gibi ayakta sallayarak uyumaya devam ediyor. Ne zaman hiç sallamadan uyuyacaklar merakla bekliyorum :)
İkisi de konuşma çabalarında. Doğacığımın henüz kelimeleri anlaşılır olmamakla birlikte oyuncaklarıyla kendi çapında konuşmaya çalışıyor :) Denizciğim pür dikkat dinliyor ne söylesek :), kolay öğreniyor :)

Epey bi gelişme oldu bir haftada. Zonguldak'ın havasından suyundan mı yoksa anneanne ve dedenin çılgın sevgi ve ilgisinden dolayı mı nedir anlamadık :)

Zonguldak'tan bikaç fotoğraf daha..








20 Şubat 2011 Pazar

Zonguldak maceralarımız :)

Geçtiğimiz hafta, 1 hafta Zonguldak'ta kaldık. Çook çok güzel geçti günler, ama çok hızlı geçti. Ne olduğunu anlayamadan döndük İstanbul'a. Bir daha ne zaman kısmet olur bilmem, çalışmaya başlayınca çok zor.
İlk gün şaşkına döndü çocuklar, biraz yabancıladılar. Doğa ilk günden alıştı ama bu sefer oğlum biraz nazlı çıktı :) Deniz de ikinci gün alıştı. Evden doğrudüzgün çıkmadıkları ve çok fazla insan görmeye alışık olmadıkları için bu kadar şaşırmaları normal :)
Deniz ve Doğa anneanne ve dedeye doyarken, ben de birazcık dinlenme fırsatı buldum :) Sırt ve bel ağrılarım tam geçmese de hafifledi :) Döndük İstanbul'a ya, gene başlarlar :) Neyse, Zonguldak'ta çektiğim fotoğraflardan bazıları..

Her sabah gittik dedeyi uyandırdık :)


Cam güzelleri :) Bayıldılar anneannenin kocaman camlarına ve manzarasına..




Anneanne yaşına başına bakmadan çılgıncasına oynadı Deniz ve Doğa ile :) Akşamları da televizyonun karşısında sızdı yorgunluktan :)


Dede ve anneannenin yatağında da oynadılar epeycene. Dedeye bakar mısınız :):) Allah mutluluğumuzu bozmasın!



Steteskopu çok sevdim, doktor mu olucam ne :)  (Aman oğlum mühendis de doktor da olma)


Artık kısacık bi süre ayakta duruyorum, ama gerçekten kısacık :)


Dede, hadi iyisin :) Bir elin yağda bir elin balda :):)


O dudakları yerimmm :)


Saçlar darmadağın :) 


En yakışıklısından bir Deniz bakışı :)


Biraz göbek mi yapmışım ne :) ?


Anneanne ve Doğa..Deniz uyuyodu bu sırada..


Bunun içinde ne var be? Bu ne be?


Adam gibi otururum, adam gibi içerim

Meğerse hepsini içmişim, bitmiş suyum :)

10 Şubat 2011 Perşembe

9 Şubat 2011 Çarşamba

Çalışmalar

Sürünme çalışmalarından..


Aşağıdakiler de oturma çalışmalarından :) Denizcim kendi kendine azcık oturabildi. Doğacım da oturuyor aslında ama bi türlü yakalayamadım.



Gazete okuyorum

Çaktırmadan babanın yanına gidilir, gazete okunur :)

3 Şubat 2011 Perşembe

Annemin beresi benim oldu :)

Şehnaz teyzemiz benim Park Bravo beremi çamaşır makinasında küçültünce tam Doğa'ya göre oldu :):) Taktım bereyi, çektim fotoyu :) Oğluma da haksızlık etmedim tabii ki..


1 Şubat 2011 Salı